Toros dağlarının yüksek kesimlerinde varlıklarını sürdüren Yörükler, keçi sürülerinde 5-10 yılda bir görülebilen bulaşıcı akciğer hastalığı ile mücadelede farklı bir aşılama yöntemi uyguluyorlar.

Yörükler, yaz aylarında görülen ve hayvanın akciğerini etkilemesiyle solunum sorunlarına neden olan, “ciğer ağrısı” adıyla anılan hastalıkla mücadelede, keçi sürülerindeki diğer hayvanları koruma amacıyla, ölen hayvanın karaciğerindeki kandan yararlanıyorlar. Elde ettikleri bu kan ile sağlam hayvanların kulaklarına aşı yapıyorlar. İlginç uygulamanın, Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde yaşayan Yörükler tarafından yüzlerce yıldır uygulanmakta olduğu ifade edildi.

Antalya ili Manavgat ilçesinde yaşayan anne ve babasını ziyaret amacıyla gittiğinde, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde bir Covid-19 hastasına uygulanan immün plazma tedavisini sorduklarını belirten Doç. Dr. Fatih Uslu, “Anne ve babama immün plazma tedavisinin ne olduğunu anlattığımda “Oğlum buna benzer bir uygulamayı biz keçiler üzerinde eskiden uyguluyorduk” dediler. Anlattıkları bana da çok ilginç geldi” ifadelerini kullandı.

Yörüklerin, keçi sürülerinde zaman zaman ortaya çıkan hastalığın, hayvanın durgunlaşmasına, solunum sorunları yaşamaya başlamasına ve gözlerinde çapak oluşmasına sebep olduğu, ayrıca keçilerin inlemelerinden anladıklarını belirtti.

İşlemin uygulaması, ölen hayvanın ciğerinin içinden, çuvaldıza takılı pamuk ipliği geçirerek ipliğin kanı emmesi, ikinci aşamada ise kanlı pamuk ipliğin takılı olduğu çuvaldız ile keçilerin kulaklarına aşılanması şeklinde olduğu belirtildi. Bir nevi aşılama şeklinde adlandırabileceğimiz bu uygulama yavaş yavaş gerçekleştiriliyor. Çoğunlukla başarılı olan bu uygulama sayesinde hastalığın sürüdeki diğer hayvanlaara enfekte olmasının önüne geçilebildiği belirtildi.

Yörük kültürünün, Türk milli kültürünün en güçlü, en dominant öğelerinden birisi olduğunu kaydeden Doç. Dr. Uslu, “‘Kaybolmaya yüz tutmuş değerlerin, yüksek dağlarda muhafaza edildiği bir gerçektir. Dolayısıyla halk kültürü, hem halk hekimliği bağlamında, hem de geleneksel Türk milli kültür bağlamında korunmaya ihtiyaç duymaktadır” diye konuştu.

Veteriner Hekim Ahmet Başgül